Uzun uzun yazılar yazmayı bırakalı çok zaman oluyor. Yazıdan uzaklaşmak insanlardan uzaklaşmaya benziyor. Kendinize yazdığınızı sandığınız ya da sandığım tüm cümlelerin altında paylaşmaktan başka bir şey yok. Birilerine yazarsınız ya da 'içinizdekilere'. Zira yazamadığımı , başarısız bir anlatıcı olduğumu da anlayalı çok zaman oluyor. Çok güzel gider , zor alışırım ben. Büyük bir 'sakinlikle' yaşamak istiyorum. Hep beraberce gülüp , bir başıma üzülmeyi tercih ederim. Yalnızlığın , kalabalık olmakla ilgisi yok , çok arkadaşınız olmasıyla yahut aşkla. Hepsini beraberce götürebiliriz. Uyanıp - uyuyacağınız vakte kadar geçen sürede gerçekleştirdiğiniz tek eylemin oturmak olduğu bir günde 'bile' nasıl mutlu olunacağını ben anlatamam. Gidin bulun. Burada oturuyorum ve düşünüyorum, evet ikisini aynı anda yapıyorum. Anlatacak çok şeyim yok. Belki de vardır. Yazının olmadığı devirlerden geliyoruz , n'apıyorlardı ki yani. Ben yazmam , siz okumasızsınız. Zihnimden sarkılar geçiyor ve yakalıyorum ritmi. Denize karşı oturuyor ve bir türkü tutturuyorum ve bunu tam şu anda yapıyorum. Bir deniz kokusu sarhoşundan ne beklerdiniz ?